Botoks Nedir? Ne İşe Yarar? Etkisi Ne Kadar Sürer?
Güncelleme tarihi: 31 Ağu
Botoks, medikal estetik uygulamalar arasında en sık duyduğumuz işlemlerden biri. Buna rağmen botoks hakkında hâlâ pek çok yanlış inanış var.
“Yüzümü dondurur mu?”, “Mimiklerim kaybolur mu?”, “Bir kere yaptırırsam sürekli yaptırmak zorunda kalır mıyım?” ve “Botoksla dolgu aynı şey mi?” hastalarımdan en sık duyduğum sorular arasında.
Aslında botoks uygulamasında benim için amaç mimiksiz, donuk bir yüz oluşturmak değil; yüz anatomisini ve kişinin mimiklerini değerlendirerek daha dinlenmiş ve doğal bir görünüm elde etmektir.
Botoks nedir?
Günlük dilde “botoks” dediğimiz uygulama, botulinum toksinin çok küçük miktarlarda belirli kaslara uygulanmasına dayanır.
Botulinum toksin, sinir ile kas arasındaki iletişimi geçici olarak azaltarak uygulandığı kasın kasılma gücünü düşürür. Böylece özellikle mimik hareketleriyle belirginleşen çizgilerin görünümü azalabilir.
Buradaki önemli kelime geçici.
Botoks kası kalıcı olarak devre dışı bırakmaz. Etkisi zaman içinde azalır ve kas hareketleri geri döner.
Ayrıntılı bilgi için 'Botoks' sayfamı ziyaret edebilirsiniz.
Botoks hangi bölgelere uygulanır?
Yüzün özellikle mimik kaslarının oluşturduğu dinamik çizgiler botulinum toksin uygulamalarının temel kullanım alanıdır.
En sık;
alın çizgileri,
kaş arasındaki çizgiler,
göz çevresindeki kaz ayakları için uygulanır.
Bunun dışında uygun hastalarda masseter kası, gummy smile, çene bölgesi, ağız çevresindeki bazı kaslar ve boyundaki platysma bantları gibi farklı anatomik alanlarda da botulinum toksinden yararlanılabilir.
Fakat bütün bu uygulamalarda doz, uygulama noktası ve hedef kas aynı değildir.
Bu nedenle botoksu “birkaç noktaya yapılan basit enjeksiyonlar” olarak görmemek gerekir. Yüz anatomisinin, kasların birbirleriyle olan dengesinin ve kişinin kendi mimik yapısının değerlendirilmesi önemlidir.
Botoks yüzü dondurur mu?
Doğru planlandığında amaç bu değildir.
Botulinum toksin uygulamasında hedef, istenmeyen çizgileri oluşturan kas aktivitesini azaltırken mümkün olduğunca doğal yüz ifadesini korumaktır. Amerikan Dermatoloji Akademisi de doğal sonuç için hedef kasların diğer kasları etkilemeyecek şekilde kontrollü olarak zayıflatılmasını vurguluyor.
Benim botoks uygulamalarında özellikle önemsediğim noktalardan biri de bu.
Herkesin yüzüne aynı dozları ve aynı enjeksiyon şemasını uygulamak yerine kişinin anatomisine, kas gücüne ve mimiklerine göre planlama yapmak gerekir.
Çünkü doğal bir sonuç yalnızca “az botoks yapmak” anlamına gelmez. Asıl mesele doğru kasa, doğru noktaya ve uygun dozda uygulama yapmaktır.
Botoks ne zaman etki etmeye başlar?
Botoksun etkisi enjeksiyon yapılır yapılmaz ortaya çıkmaz.
İlk değişiklikler genellikle birkaç gün içerisinde fark edilmeye başlayabilir. Amerikan Dermatoloji Akademisi, çoğu kişinin sonuçları yaklaşık 3–7 gün içerisinde görmeye başladığını bildiriyor. Nihai değerlendirme için biraz daha beklemek gerekebilir.
Bu nedenle uygulamadan hemen sonraki gün sonucu değerlendirmek doğru değildir.
Botoksun etkisi ne kadar sürer?
En çok sorulan sorulardan biri de bu.
Botulinum toksin uygulamalarının etkisi çoğunlukla yaklaşık 3–4 ay sürer. Ancak bu süre kişiden kişiye değişebilir.
Kas yapısı ve gücü, uygulanan bölge, kullanılan ürün ve doz gibi birçok faktör sonucu etkileyebilir.
Etkisi azalmaya başladığında kas hareketleri kademeli olarak geri döner.
Botoks yaptırmayı bırakırsam yüzüm daha kötü olur mu?
Hayır.
Botoksun etkisi geçtikçe sinir-kas iletişimi ve kas hareketleri geri döner. Buna paralel olarak daha önce hareketle belirginleşen çizgiler de yeniden görünür hale gelebilir.
Yani botoksu bıraktığınız için yüzünüzün eskisinden daha kötü hale gelmesi beklenen bir durum değildir.
Sadece botoksun sağladığı geçici etki ortadan kalkar.
Botoks ile dolgu arasındaki fark nedir?
Bu ikisi hâlâ çok karıştırılıyor.
Botoks ve dolgu aynı işlem değildir.
Botulinum toksin esas olarak belirli kasların aktivitesini geçici olarak azaltır.
Dolgu uygulamaları ise hacim kaybını yerine koymak, yüz konturlarını desteklemek veya belirli bölgelerde şekillendirme yapmak amacıyla kullanılabilir.
Dolayısıyla bir hastanın ihtiyacı botoks olabilirken başka bir hastanın ihtiyacı dolgu, biyostimülan veya tamamen farklı bir uygulama olabilir.
Bazen de birkaç yöntemin birlikte değerlendirilmesi daha doğru olabilir.
Botoks kırışıklıkları tamamen yok eder mi?
Burada dinamik ve statik kırışıklıkları birbirinden ayırmak önemli.
Mimik yaptığımızda ortaya çıkan çizgilere dinamik çizgiler diyoruz. Aynı hareketlerin yıllarca tekrarlanmasıyla bazı çizgiler zaman içinde yüz hareketsizken de görünmeye başlayabilir.
Botoks kas hareketini azaltarak özellikle dinamik çizgilerin görünümünü belirgin biçimde azaltabilir.
Ancak cilde yerleşmiş derin bir çizginin yalnızca botoks yapıldığı anda tamamen kaybolmasını beklemek her zaman gerçekçi değildir.
Bu nedenle tedavi planını yalnızca kırışıklığa değil, kas hareketine, cilt kalitesine ve yüzün genel yaşlanma paternine bakarak yapmak gerekir.
Botoks sonrası günlük hayata dönülebilir mi?
Çoğu kişi uygulamadan sonra günlük hayatına devam edebilir ve belirgin bir iyileşme süresine ihtiyaç duymaz. Enjeksiyon noktalarında geçici kızarıklık, hassasiyet veya morarma görülebilir.
Uygulama yapılan alanların hemen ardından kuvvetli biçimde ovalanmaması veya masaj yapılmaması önerilir.
Kişiye özel öneriler ise uygulama sonrasında hekim tarafından verilmelidir.
Botoks güvenli midir?
Botulinum toksin uzun yıllardır hem estetik hem de farklı tıbbi amaçlarla kullanılan bir tedavidir.
Ancak bu, uygulamanın tamamen risksiz olduğu anlamına gelmez.
Enjeksiyon bölgesinde ağrı, kızarıklık, morarma ve baş ağrısı gibi geçici etkilerin yanında; istenmeyen kas zayıflığı veya göz kapağı/kaş pozisyonunda geçici değişiklikler gibi komplikasyonlar da oluşabilir.
Bu nedenle uygulama öncesinde kişinin tıbbi öyküsünün değerlendirilmesi, kullanılan ürünün bilinmesi ve işlemin yüz anatomisine hâkim bir hekim tarafından kişiye özel planlanması önemlidir.
Doğal botoks nasıl olmalı?
Benim için iyi bir botoks uygulamasının ölçüsü, bir yüze baktığımızda ilk olarak “botoks yaptırmış” diye düşünmek değildir.
Amaç kişinin yüzünü başka bir yüze dönüştürmek de değildir.
Daha dinlenmiş, daha yumuşak ama hâlâ kendisine ait bir ifade.
Çünkü medikal estetikte benim yaklaşımım, yüzü standartlaştırmak değil; kişinin kendi anatomisini ve doğallığını mümkün olduğunca koruyarak ihtiyaç duyduğu alanlara müdahale etmektir.







Yorumlar