Gençlik Aşısı Nedir? Ne İşe Yarar? Etkisi Ne Zaman Başlar?
“Gençlik aşısı yaptırmak istiyorum ama hangisini yaptırmalıyım?”
Medikal estetik pratiğinde sık karşılaştığım sorulardan biri bu.
Öncelikle önemli bir noktayı açıklığa kavuşturmak gerekiyor:
Gençlik aşısı aslında tek bir ürünün veya standart bir tedavinin adı değildir.
Günlük kullanımda bu ifade; cildin nemini, elastikiyetini, dokusunu ve genel cilt kalitesini desteklemeyi amaçlayan farklı içerik ve özellikteki enjeksiyon uygulamalarını tanımlamak için kullanılabiliyor.
Bu nedenle “En iyi gençlik aşısı hangisi?” sorusundan önce benim için daha önemli olan soru şudur:
Cildin neye ihtiyacı var?
Gençlik aşısı nedir?
“Gençlik aşısı” olarak adlandırılan uygulamalarda kullanılan ürünlerin içeriği birbirinden farklı olabilir.
Bazı ürünlerde hyaluronik asit ön plandayken; bazı formülasyonlarda aminoasitler, peptidler veya farklı bileşenler bulunabilir. PN gibi farklı biyorevitalizasyon uygulamaları da günlük kullanımda zaman zaman aynı başlık altında anılabiliyor.
Dolayısıyla iki kişinin “gençlik aşısı yaptırdım” demesi, aslında aynı ürünün veya aynı tedavinin uygulandığı anlamına gelmeyebilir.
Bu ayrım önemli.
Çünkü ürünün içeriği değiştiğinde, uygulamanın amacı ve beklediğimiz sonuç da değişebilir.
Gençlik aşısı ne işe yarar?
Burada amacımız genellikle yüzün şeklini değiştirmekten çok cilt kalitesini desteklemektir.
Özellikle enjekte edilebilir hyalüronik asit uygulamalarını değerlendiren klinik çalışmalar; cilt hidrasyonu, elastikiyet, sıkılık, parlaklık ve doku kalitesi gibi parametrelerde iyileşmeler bildirmiştir. Bir sistematik derlemede de mevcut klinik veriler bu açıdan umut verici bulunmuştur.
Bu nedenle uygun hastada hedefler arasında;
cildin nem kapasitesini desteklemek,
daha canlı ve parlak bir cilt görünümüne katkı sağlamak,
cilt dokusunu ve elastikiyetini desteklemek,
ince çizgilerin görünümünde iyileşme sağlamak
yer alabilir.
Ama burada özellikle “yüz gençleştirme” ile “cilt kalitesini iyileştirme” arasındaki farkı vurgulamak istiyorum.
Gençlik aşıları her yaşlanma bulgusunu ortadan kaldıran uygulamalar değildir.
Gençlik aşısı dolgu mudur?
İşte en çok karıştırılan noktalardan biri.
Her hyalüronik asit enjeksiyonu aynı amaçla yapılmaz.
Klasik hyalüronik asit dolgular; hacim kazandırmak, kontur oluşturmak veya belirli anatomik bölgeleri desteklemek amacıyla kullanılabilir. FDA da dermal dolguları cilt altında daha dolgun veya daha düzgün bir görünüm oluşturmak amacıyla kullanılan jel benzeri materyaller olarak tanımlıyor.
Cilt kalitesine yönelik bazı HA enjeksiyonlarında ise temel hedef belirgin bir hacim veya kontur oluşturmak değil; cildin hidrasyonunu ve kalite özelliklerini desteklemektir.
Bu yüzden hastaya yalnızca “hyalüronik asit içeriyor” demek yeterli değildir.
Ürünün hangi özellikte olduğu ve hangi amaçla uygulandığı önemlidir.
Gençlik aşısı ile mezoterapi aynı şey mi?
Bu iki kavram günlük kullanımda birbirinin yerine kullanılabiliyor ancak birebir aynı şey olarak değerlendirmek doğru değil.
Mezoterapi aslında bir uygulama tekniğini ifade eder ve farklı içeriklerin deri içine küçük enjeksiyonlarla verilmesini kapsayabilir.
“Gençlik aşısı” ise daha çok cilt kalitesini desteklemek amacıyla kullanılan bazı enjeksiyon tedavileri için kullanılan popüler bir isimdir.
Dolayısıyla burada isimlerden çok hangi ürünün, hangi içeriğin, hangi amaçla ve hangi anatomik seviyeye uygulandığına bakmak gerekir.
PN ve PDRN de gençlik aşısı mıdır?
Son yıllarda PN ve PDRN içeren ürünler de cilt yenilenmesi konuşulurken oldukça sık karşımıza çıkıyor.
PN (polinükleotid) ve PDRN (polideoksiribonükleotid) kavramları birbiriyle ilişkili olmakla birlikte her ürünü ve her formülasyonu aynı kabul etmek doğru değildir.
Polinükleotidlerin estetik tıptaki kullanımını inceleyen çalışmalar; cilt dokusu, elastikiyet ve kırışıklık görünümünde umut verici sonuçlar bildiriyor.
Gençlik aşısının etkisi ne zaman başlar?
Burada herkese verebileceğimiz tek bir gün yok.
Çünkü “gençlik aşısı” dediğimiz başlığın altında farklı ürünler bulunuyor.
Ürünün içeriğine, uygulama protokolüne, kişinin cilt yapısına ve hedeflenen probleme göre sonuçların ortaya çıkış zamanı değişebilir.
Bazı uygulamalarda hidrasyon ve cilt görünümündeki değişiklikler daha erken fark edilirken, cilt kalitesindeki bazı değişikliklerin zaman içerisinde ve tekrarlanan seanslarla kademeli olarak ortaya çıkması beklenebilir. HA skin-booster uygulamalarına ilişkin uzman konsensüsünde de ilk seanstan sonra değişiklik görülebilmekle birlikte tekrarlanan tedavilerle cilt dokusundaki iyileşmenin ilerleyebildiği belirtiliyor.
Bu yüzden uygulamadan ertesi gün “sonucu gördüm mü?” diye değerlendirmek çoğu zaman doğru yaklaşım değildir.
Kaç seans gençlik aşısı yapılır?
Bunun da standart bir cevabı yok.
Her ürünün önerilen uygulama protokolü aynı değildir.
Bazı uygulamalar seri seanslar şeklinde planlanırken bazılarında farklı aralıklar veya idame uygulamaları tercih edilebilir.
Kişinin yaşı, cilt kalitesi, hedeflenen problem ve kullanılan ürün tedavi planını değiştirebilir.
Bu nedenle ben “Gençlik aşısı üç seanstır” gibi bütün ürünler için geçerliymiş gibi görünen bir sayı vermeyi doğru bulmuyorum.
Hangi yaşta başlanmalı?
Gençlik aşıları için de herkese uygulanabilecek sihirli bir yaş sınırı yok.
25 yaşındaki bir kişinin cilt ihtiyacıyla 45 yaşındaki bir kişinin ihtiyacı aynı olmayabilir.
Üstelik aynı yaştaki iki kişinin bile güneş maruziyeti, sigara kullanımı, cilt yapısı, hormonal durumu ve yaşam tarzı nedeniyle cilt kalitesi birbirinden oldukça farklı olabilir.
Bu nedenle takvim yaşından çok cildin ihtiyacına bakmak daha doğru.
Gençlik aşısı yüzü şişirir mi?
Cilt kalitesi amacıyla yapılan bir uygulamanın hedefi, yüzü belirgin şekilde büyütmek veya yüz hatlarını değiştirmek değildir.
Ancak enjeksiyon yapılan her işlemde olduğu gibi uygulama sonrasında geçici kızarıklık, hassasiyet, küçük kabarıklıklar, morarma veya ödem görülebilir.
Bunların derecesi kullanılan ürüne, enjeksiyon tekniğine ve kişiye göre değişebilir.
Burada yine ürün ayrımı önemli: cilt kalitesi enjeksiyonları ile hacim oluşturmak amacıyla kullanılan dolguları aynı kefeye koymamak gerekir.
Gençlik aşısı botoksun yerine geçer mi?
Hayır.
Botulinum toksin, mimik kaslarının aktivitesini geçici olarak azaltarak özellikle dinamik çizgileri hedefler.
Cilt kalitesi uygulamalarının amacı ise farklıdır.
Dolayısıyla alın çizgilerinin temel nedeni güçlü mimik hareketleriyse yalnızca cilt kalitesine yönelik bir enjeksiyondan botulinum toksinle aynı sonucu beklemek doğru değildir.
Aynı şekilde belirgin hacim kaybı veya doku sarkması varsa “gençlik aşısı” bütün bu problemleri tek başına çözmeyebilir.
Her işlemin çözdüğü problem farklıdır.
Gençlik aşısı güvenli midir?
Burada da kullanılan ürünü bilmeden “gençlik aşıları tamamen güvenlidir” şeklinde genel bir cümle kurmayı doğru bulmuyorum.
Sonuçta cilde enjeksiyon yapılan tıbbi bir uygulamadan söz ediyoruz.
Ürüne ve uygulamaya bağlı olarak geçici kızarıklık, şişlik, hassasiyet, morarma gibi reaksiyonlar görülebilir. Kullanılacak ürünün içeriği, kişinin sağlık öyküsü, kullandığı ilaçlar ve aktif cilt enfeksiyonu gibi durumlar işlem öncesinde değerlendirilmelidir.
Özellikle enjeksiyon tedavilerinde ürün seçimi kadar anatomi bilgisi, doğru teknik ve komplikasyon yönetimi de önemlidir.
Ben gençlik aşısını nasıl değerlendiriyorum?
Benim için gençlik aşısı seçimi “hangi ürün daha popüler?” sorusuyla başlamıyor.
Önce cilde bakıyorum.
Problem ağırlıklı olarak nem kaybı mı?
İnce çizgiler mi?
Elastikiyet kaybı mı?
Doku kalitesinde bozulma mı?
Yoksa aslında hastanın şikâyetinin nedeni hacim kaybı, güçlü mimik kasları veya doku gevşekliği mi?
Çünkü bazen hastanın ihtiyacı gerçekten bir cilt kalitesi uygulamasıdır.
Bazen başka bir tedavi daha uygundur.
Bazen de birkaç yöntemi birlikte planlamak gerekir.
Benim için doğru “gençlik aşısı”, en popüler ürün değil; doğru hastada, doğru ihtiyaca yönelik seçilen uygulamadır.







Yorumlar