Göz Altı Morluğu Neden Olur? Göz Altı Mezoterapisi Herkese Uygun mu?
“Göz altlarım çok mor, mezoterapi yaptırsam geçer mi?”
Göz çevresi uygulamalarında en sık karşılaştığım sorulardan biri bu.
Fakat göz altı morluğunun tek bir nedeni yoktur.
Aynada benzer görünen iki koyuluk, iki farklı kişide tamamen farklı mekanizmalardan kaynaklanabilir.
Bu nedenle benim için ilk soru:
“Göz altına ne uygulayalım?” değil, “Göz altı neden koyu görünüyor?”
Çünkü doğru tedaviyi belirleyen şey morluğun kendisinden çok morluğun nedenidir.
Göz altı morluğu neden olur?
Göz çevresindeki cilt yüzün diğer bölgelerine göre oldukça ince ve hassastır.
Bu nedenle alttaki damar yapıları, pigment değişiklikleri ve anatomik gölgelenmeler bu bölgede daha kolay fark edilebilir.
Göz altındaki koyu görünümün oluşmasında birden fazla faktör rol oynayabilir:
Pigment artışı, damarların belirgin görünmesi, ince ve şeffaf cilt yapısı, gözyaşı oluğundaki çöküklük, yaşla birlikte gelişen hacim ve doku değişiklikleri, genetik özellikler ve bazı yaşam tarzı faktörleri.
Üstelik bunların birkaç tanesi aynı kişide birlikte bulunabilir.
İşte göz altı tedavisinin zor taraflarından biri de budur.
Her göz altı morluğu gerçekten “morluk” mudur?
Hayır.
Bazen gördüğümüz koyuluk aslında cilt rengindeki değişikliktir.
Bazen ince cildin altından görünen damarların oluşturduğu mavi-mor tondur.
Bazen de göz altında gerçek bir renk değişikliği olmadığı halde çöküklüğün oluşturduğu gölge, göz çevresini koyu gösterir.
Özellikle gözyaşı oluğu belirgin olan kişilerde ışık yukarıdan geldiğinde oluşan gölge “göz altı morluğu” gibi algılanabilir.
Böyle bir durumda yalnızca pigmentasyonu hedefleyen bir tedaviden istediğimiz sonucu alamayabiliriz.
Önce rengin mi, damarın mı, yoksa gölgenin mi sorun olduğunu anlamak gerekir.
Pigmente bağlı göz altı koyuluğu nedir?
Bazı kişilerde göz çevresinde melanin pigmentinin artışı nedeniyle kahverengi tonlarda koyuluk görülebilir.
Genetik yatkınlık, güneş maruziyeti ve inflamasyon gibi faktörler bunda rol oynayabilir.
Bu kişilerde yaklaşım pigmentasyonu kontrol etmeye yönelik olabilir.
Güneşten korunma, uygun topikal ürünler ve kişinin cilt yapısına göre bazı mezoterapi veya diğer medikal uygulamalar değerlendirilebilir.
Ancak göz çevresi oldukça hassas olduğu için yüzün başka bir bölgesinde kullandığımız her aktif içeriği aynı şekilde göz altına uygulayamayız.
“Pigmentasyona bağlı koyuluklar ve leke tedavisinde kullanılan yaklaşımlar hakkında daha ayrıntılı bilgi için Leke Tedavisi Nasıl Yapılır? yazımı okuyabilirsiniz.”
Damar kaynaklı göz altı morluğu
Özellikle açık tenli ve ince göz çevresi derisine sahip kişilerde alttaki damar yapıları daha görünür olabilir.
Bu durumda göz altında mavi, mor veya kırmızımsı bir ton oluşabilir.
Buradaki problem melanin artışı olmadığı için yalnızca “leke açıcı” bir yaklaşım yeterli olmayabilir.
Ayrıca kişinin cildi yaşla birlikte inceldikçe damar görünürlüğü daha belirgin hale gelebilir.
Bu nedenle göz çevresinde cilt kalitesini ve dermal yapıyı desteklemeye yönelik tedaviler bazı hastalarda daha anlamlı olabilir.
Gözyaşı oluğu göz altını neden koyu gösterir?
Gözün iç kısmından yanağa doğru uzanan anatomik çöküklüğe gözyaşı oluğu (tear trough) denir.
Bu bölge bazı kişilerde genetik olarak genç yaşlardan itibaren belirgindir; bazı kişilerde ise yaşla birlikte hacim ve doku değişiklikleri nedeniyle daha görünür hale gelir.
Oluğun oluşturduğu gölge göz altını koyu gösterebilir.
Burada önemli bir nokta var:
Gölgeyi mezoterapiyle beyazlatamayız.
Eğer asıl problem anatomik çöküklükse bunu göz önünde bulundurarak farklı tedavi seçeneklerini değerlendirmek gerekir.
Ancak bu da her göz altı çöküklüğüne otomatik olarak dolgu yapılması gerektiği anlamına gelmez.
Göz çevresi anatomisi dikkatli değerlendirilmelidir.
Göz altı mezoterapisi nedir?
Göz altı mezoterapisinde göz çevresine uygun aktif içerikler küçük miktarlarda ve kontrollü şekilde intradermal olarak uygulanır.
Burada da daha önce mezoterapi konusunda söylediğimiz temel kural geçerli:
Mezoterapi tek bir ürün değildir.
Hyalüronik asit, aminoasitler, peptidler, antioksidanlar veya göz çevresinin farklı ihtiyaçlarına yönelik çeşitli içerikler kullanılabilir.
Dolayısıyla “göz altı mezoterapisi yaptırdım” demek hangi ürünün uygulandığını tek başına açıklamaz.
Benim için ürünün adı kadar içeriği ve hangi problemi çözmek için kullanıldığı önemlidir.
Göz altı mezoterapisi ne işe yarar?
Uygun ürün ve hasta seçiminde göz çevresindeki;
nem kaybı, ince kırışıklık görünümü ve genel cilt kalitesinin desteklenmesi hedeflenebilir.
Bazı formülasyonlar pigmentasyon veya göz çevresindeki yorgun görünüm için de kullanılabilir.
Fakat mezoterapinin her göz altı morluğunu tamamen ortadan kaldırdığını söylemek doğru değildir.
Özellikle belirgin anatomik çöküklük veya yoğun damar görünürlüğü bulunan bir kişide mezoterapiden beklenen sonuç farklı olacaktır.
“Mezoterapinin farklı kullanım alanları ve içerikleri hakkında daha ayrıntılı bilgi için Mezoterapi Nedir? yazımı okuyabilirsiniz.”
PN ve PDRN göz çevresinde kullanılabilir mi?
Son yıllarda göz çevresi uygulamalarında polinükleotidler (PN ve PDRN) içeren ürünler de giderek daha fazla konuşuluyor.
Bu ürünler doku onarımı ve rejenerasyon süreçleri üzerindeki potansiyel etkileri nedeniyle estetik tıp alanında araştırılıyor.
Özellikle cilt kalitesi, elastikiyet, hidrasyon ve ince kırışıklık görünümü açısından PN temelli enjeksiyonlarla ilgili olumlu klinik sonuçlar bildiren çalışmalar bulunuyor.
Ancak burada iki önemli ayrım yapmamız gerekiyor.
Birincisi:
PN ve PDRN aynı molekül değildir.
Günlük kullanımda zaman zaman birbirlerinin yerine söylenseler de moleküler özellikleri ve kullanılan ürünlerin yapıları farklı olabilir.
İkincisi:
Bu ürünleri “göz altı morluğunu silen enjeksiyonlar” olarak tanımlamak doğru değildir.
Ben bunları daha çok uygun hastada göz çevresinin cilt kalitesini ve rejenerasyonunu desteklemeye yönelik seçenekler arasında değerlendiriyorum.
Göz altına hyalüronik asit uygulanabilir mi?
Evet, ancak burada yine ürünün ne amaçla kullanıldığını ayırmak gerekiyor.
Hyalüronik asit yalnızca dolgu ürünlerinde bulunmaz.
Cilt kalitesini ve hidrasyonu desteklemek amacıyla kullanılan bazı mezoterapi veya skin booster ürünlerinde de farklı özelliklerde hyalüronik asit bulunabilir.
Bunların amacı hacim oluşturan bir göz altı dolgusu ile aynı değildir.
Dolayısıyla:
Hyalüronik asit var = dolgu yapılıyor demek doğru değildir.
Ürünün yapısı, çapraz bağ özellikleri, konsantrasyonu ve kullanım amacı önemlidir.
Göz altı mezoterapisi ile göz altı dolgusu aynı şey mi?
Hayır.
Bu ikisini özellikle ayırmak gerekiyor.
Mezoterapide daha çok cilt kalitesi, nem, ince kırışıklıklar veya kullanılan ürüne göre farklı cilt problemleri hedeflenir.
Göz altı dolgusunda ise anatomik hacim eksikliğinin ve uygun hastada gözyaşı oluğunun düzeltilmesi hedeflenebilir.
Biri diğerinin daha hafif veya daha güçlü versiyonu değildir.
Farklı problemler için kullanılan farklı uygulamalardır.
Göz altı morluğu için vitamin kullanmak işe yarar mı?
Her göz altı morluğunu vitamin eksikliğine bağlamak doğru değildir.
Ancak kişinin öyküsüne göre anemi veya belirli beslenme eksiklikleri gibi durumların değerlendirilmesi gerekir.
Örneğin belirgin solukluk, halsizlik veya başka sistemik belirtiler eşlik ediyorsa yalnızca estetik bir işlem planlamak yerine altta yatan nedenlerin araştırılması daha doğru olabilir.
Burada da yaklaşımım aynı:
Eksiklik varsa düzeltelim; yoksa gelişigüzel takviye vermeyelim.
Göz altı mezoterapisi kaç seans yapılır?
Tek bir standart seans sayısı yoktur.
Kullanılan ürün, kişinin göz çevresi yapısı, hedeflenen problem ve tedaviye verilen yanıt seans planını değiştirebilir.
Bazı ürünler belirli aralıklarla seri uygulamalar şeklinde planlanırken bazı ürünlerin protokolleri farklı olabilir.
Bu nedenle “göz altı mezoterapisi kesin üç seanstır” gibi standart bir yaklaşım doğru değildir.
Göz altı mezoterapisi sonrası şişlik olur mu?
Olabilir.
Göz çevresi ödem gelişimine yatkın bir bölgedir.
Uygulama sonrasında geçici olarak küçük kabarıklıklar, kızarıklık, hassasiyet, morarma veya ödem görülebilir.
Kullanılan ürünün yapısı ve uygulanan miktar da ödemi etkileyebilir.
Bu nedenle göz çevresinde “daha fazla ürün = daha iyi sonuç” mantığı özellikle doğru değildir.
Göz çevresi küçük miktarların ve kontrollü uygulamanın önemli olduğu bir anatomik bölgedir.
Göz altı torbası mezoterapiyle geçer mi?
Her zaman değil.
Göz altındaki torbalanma;
yağ paketlerinin öne doğru belirginleşmesi, bağ dokularındaki değişiklikler, ödem veya bunların kombinasyonu nedeniyle oluşabilir.
Belirgin anatomik göz altı torbalarını yalnızca mezoterapiyle ortadan kaldırmayı beklemek gerçekçi değildir.
Bazı hastalarda cilt kalitesini iyileştirmek genel görünümü destekleyebilir; fakat anatomik problem devam eder.
Bazı hastalarda göz altı torbaları tamamen yağ içerikli olabilir, bu durumda yağ eritici mezoterapiler kullanılabilir.
Her zamanki gibi tedavi süreci hastaya göre belirlenir.
Göz altı mezoterapisi kimlere uygun değildir?
Bu değerlendirme kullanılacak ürüne göre yapılmalıdır.
Gebelik ve emzirme dönemi, aktif enfeksiyonlar, uygulama bölgesindeki aktif dermatolojik hastalıklar, kullanılan ürüne karşı bilinen alerjiler, bazı kanama bozuklukları ve kişinin tıbbi durumuna göre farklı kontrendikasyonlar bulunabilir.
Ayrıca göz çevresinde açıklanamayan yeni bir renk değişikliği veya şişlik varsa öncelikle bunun nedeninin değerlendirilmesi gerekir.
Ben göz altı morluğuna nasıl yaklaşıyorum?
Ben göz altına bakıp doğrudan “mezoterapi yapalım” demiyorum.
Önce koyuluğun nedenini ayırmaya çalışıyorum:
Pigment mi?Damar görünürlüğü mü?Cilt çok mu ince?Gözyaşı oluğu mu?Torbalanma mı?Yoksa birkaç problem bir arada mı?
Bundan sonra kişinin ihtiyacına göre cilt bakımı, fotokoruma, mezoterapi, PN/PDRN gibi rejeneratif yaklaşımlar, mezoterapiler veya anatomik probleme yönelik farklı tedaviler değerlendirilebilir.
Çünkü göz çevresinde benim için temel prensip:
Morluğun rengini değil, morluğun nedenini tedavi etmek.
Her göz altı koyuluğuna aynı ürünü uygulamak yerine, önce nedenini anlamak daha doğal ve daha doğru bir tedavi planı oluşturmamızı sağlar.







Yorumlar