Kabızlık Neden Olur? Bağırsaklar Neden Yavaşlar?
“Her gün tuvalete çıkmıyorum, bu kabızlık mı?”
“Bol su içiyorum ama yine de bağırsaklarım çalışmıyor.”
“Lif tüketiyorum, hatta bazen daha çok şişiyorum.”
“Yıllardır kabızım, artık benim normalim bu diye düşünüyorum.”
Kabızlık çok sık görülen bir bağırsak şikâyeti. Ancak çoğu zaman yalnızca “az su içiyorsun” veya “biraz daha lif tüket” denilerek açıklanmaya çalışılıyor.
Oysa kabızlığın tek bir nedeni yok.
Beslenmeden bağırsak hareketlerine, kullanılan ilaçlardan tiroid hastalıklarına, pelvik taban problemlerinden IBS'ye kadar pek çok farklı durum kabızlığa yol açabilir.
Bu nedenle benim için önemli olan yalnızca:
“Bağırsakları nasıl çalıştırabiliriz?”
değil;
“Bu kişinin bağırsakları neden düzgün çalışmıyor?”
sorusudur.
Kabızlık nedir?
Kabızlık yalnızca her gün tuvalete çıkmamak anlamına gelmez.
Kişide;
haftada üçten az dışkılama,
sert veya parçalı dışkı,
dışkılama sırasında aşırı ıkınma,
tam boşalamama hissi,
dışkının çıkışında tıkanıklık hissi,
dışkılamayı kolaylaştırmak için elle yardım ihtiyacı
gibi yakınmalar görülebilir.
Bazı insanlar doğal olarak her gün dışkılamayabilir. Bu nedenle yalnızca dışkılama sayısına bakarak kabızlık değerlendirmesi yapmak doğru değildir.
Dışkının kıvamı, dışkılama güçlüğü ve kişinin rahat boşalıp boşalamadığı da önemlidir.
Kabızlık neden olur?
Kabızlığın altında birbirinden oldukça farklı nedenler bulunabilir.
En sık karşılaştığımız faktörlerden bazıları yetersiz lif ve sıvı tüketimi, hareketsizlik ve günlük rutindeki değişikliklerdir.
Ama konu her zaman yaşam tarzından ibaret değildir.
Bazı ilaçlar kabızlığa yol açabilir. Özellikle bazı ağrı kesiciler, demir preparatları ve bazı psikiyatrik veya nörolojik ilaçlar bağırsak hareketlerini etkileyebilir.
Hipotiroidi gibi hormonal/metabolik hastalıklar, bazı nörolojik hastalıklar ve bağırsak hareketlerini etkileyen başka durumlar da değerlendirilmelidir.
Bazı kişilerde ise sorun bağırsak içeriğinin kolondan normalden daha yavaş ilerlemesidir.
Bir başka grupta bağırsak hareketleri normal olabilir ama dışkılama sırasında pelvik taban kaslarının koordinasyonu düzgün çalışmayabilir.
Yani iki kişi de:
“Kabızım.”
diyebilir ama problemin mekanizması tamamen farklı olabilir.
Her gün tuvalete çıkmak gerekir mi?
Hayır.
Sağlıklı bağırsakların mutlaka günde bir kez çalışması gerektiği düşüncesi doğru değildir.
Normal dışkılama sıklığı kişiler arasında değişebilir.
Dolayısıyla:
“Bugün tuvalete çıkmadım, kabız oldum.”
demek için tek başına yeterli bir neden yoktur.
Asıl önemli olan kişinin kendi düzenindeki değişiklik, dışkının yapısı ve dışkılama sırasında yaşadığı güçlüktür.
Kabızlık ve şişkinlik neden birlikte görülür?
Kabızlık yaşayan kişilerin önemli şikâyetlerinden biri de şişkinliktir.
Bağırsak içeriğinin ilerlemesinin yavaşlaması, dışkı ve gazın bağırsakta daha uzun süre kalmasına ve kişinin karında dolgunluk hissetmesine katkıda bulunabilir.
Bu nedenle sürekli şişkinliği olan bir hastada yalnızca:
“Hangi yiyecek gaz yapıyor?”
diye düşünmem.
Bağırsakların ne sıklıkta ve nasıl boşaldığına da bakarım.
Bazen kişinin “gaz problemim var” diye tarif ettiği tablonun önemli bir parçasında kabızlık bulunabilir.
IBS kabızlık yapar mı?
Evet.
Kabızlığın baskın olduğu irritabl bağırsak sendromu, yani IBS-C, tekrarlayan karın ağrısı ve dışkılama alışkanlığındaki değişikliklerle birlikte kabızlığın ön planda olduğu IBS alt tipidir.
Ancak her kronik kabızlık IBS değildir.
IBS tanısında özellikle tekrarlayan karın ağrısı önemli bir kriterdir.
Bu nedenle yalnızca kabızlığı olan herkese:
“IBS'niz var.”
demek doğru değildir.
Kabızlık SIBO'ya neden olabilir mi?
Kabızlık ve bağırsak hareketlerinin yavaşlaması ile bağırsaktaki mikroorganizmaların dağılımı arasında ilişki olabilir.
Özellikle metan üretiminin arttığı bazı tablolarda kabızlıkla güçlü bir ilişki görülür. Bu nedenle güncel terminolojide bu durum klasik SIBO'dan ayrılarak intestinal metanojen aşırı çoğalması (IMO) olarak da adlandırılır.
Ancak burada da her kabızlığı:
“SIBO var.”
şeklinde açıklamak doğru değildir.
Kişinin diğer belirtileri ve klinik öyküsü doğrultusunda gerektiğinde bu olasılık ayrıca değerlendirilir.
Lif kabızlığa iyi gelir mi?
Çoğu kişide uygun miktarda lif tüketimi bağırsak fonksiyonlarını destekleyebilir.
Ancak burada çok sık gördüğüm bir durum var:
“Kabızım diye sürekli lif artırıyorum ama karnım daha çok şişiyor.”
Her lif aynı değildir ve kişinin tolere edebileceği miktar da farklı olabilir.
Bazı kabızlık tiplerinde özellikle çözünür liflerden yararlanılabilir. Fakat bağırsak hareketleri çok yavaş olan veya belirgin şişkinliği bulunan bir kişide bir anda çok yüksek miktarda lif tüketmek gaz ve rahatsızlığı artırabilir.
Bu nedenle:
“Kabızlık varsa mümkün olduğunca çok lif ye.”
yerine, kişinin beslenmesini ve bağırsak yapısını değerlendirerek uygun lif türünü ve miktarını belirlemeyi daha doğru buluyorum.
Su içmek kabızlığı çözer mi?
Yeterli sıvı tüketimi normal bağırsak fonksiyonları açısından önemlidir.
Özellikle gerçekten yetersiz sıvı tüketen bir kişide bunu düzeltmek faydalı olabilir.
Ama zaten yeterince sıvı tüketen kronik kabızlığı olan bir hastaya:
“Bir litre daha su iç.”
demek her zaman problemi çözmez.
Çünkü sorun bağırsak hareketleri, kullanılan bir ilaç, pelvik taban fonksiyonu veya başka bir nedenden kaynaklanıyorsa yalnızca su miktarını artırmak yeterli olmayabilir.
Probiyotikler kabızlıkta kullanılabilir mi?
Bazı probiyotiklerin dışkılama sıklığı ve bağırsak geçiş süresi üzerinde fayda sağlayabileceğine dair çalışmalar bulunuyor.
Ancak probiyotiklerde etki ürüne ve kullanılan mikroorganizma suşuna özgü olabilir.
Bu nedenle:
“Kabızlık varsa herhangi bir probiyotik kullan.”
yaklaşımını doğru bulmuyorum.
Kişinin kabızlık tipi, şişkinliği, beslenmesi ve diğer bağırsak yakınmalarıyla birlikte değerlendirmek daha anlamlıdır.
Bazı kişiler probiyotiklerden fayda görürken bazıları belirgin bir değişiklik hissetmeyebilir; bazılarında ise başlangıçta gaz ve şişkinlik artabilir.
Magnezyum kabızlıkta kullanılabilir mi?
Bazı magnezyum tuzları bağırsak içine su çekerek dışkının yumuşamasına yardımcı olabilir ve bu nedenle kabızlık tedavisinde kullanılabilir.
Ancak bütün magnezyum ürünleri aynı amaçla kullanılmaz ve doz kişiye göre değerlendirilmelidir.
Özellikle böbrek fonksiyon bozukluğu bulunan kişilerde magnezyum içeren ürünlerin gelişigüzel kullanılması uygun değildir.
Dolayısıyla sosyal medyada sık gördüğümüz:
“Gece magnezyum alın, bağırsaklarınız çalışsın.”
önerisini herkese uygulanabilecek standart bir reçete olarak görmüyorum.
Kabızlıkta ilaç kullanmak kötü müdür?
Hayır.
Bu da özellikle düzeltmek istediğim yanlış inanışlardan biri.
Bazı hastalar:
“Laksatif kullanırsam bağırsaklarım tembelleşir.”
korkusuyla gerekli tedaviden kaçınabiliyor.
Oysa kronik kabızlığın tedavisinde farklı mekanizmalarla çalışan, bilimsel olarak değerlendirilmiş medikal seçenekler vardır.
Kişinin kabızlık tipine göre hacim artırıcı ajanlar, osmotik laksatifler veya farklı reçeteli tedaviler kullanılabilir.
Burada amaç kişinin yıllarca kontrolsüz şekilde kendi kendine ilaç kullanması değil; hangi tedavinin hangi nedenle kullanıldığını bilerek planlamaktır.
Medikal tedavi ile beslenme ve yaşam tarzı düzenlemeleri de birbirinin rakibi değildir.
Gerektiğinde birlikte kullanılabilir.
Pelvik taban kabızlığa neden olabilir mi?
Evet ve bence kronik kabızlıkta gözden kaçabilen konulardan biri bu.
Normal dışkılama sırasında bazı pelvik taban kaslarının uygun şekilde gevşemesi gerekir.
Bazı kişilerde ise dışkılama sırasında bu koordinasyon düzgün gerçekleşmez.
Kişi:
“Dışkı geliyor ama çıkaramıyorum.”
“Çok ıkınmam gerekiyor.”
“Tam boşalamıyorum.”
gibi şikâyetler tarif edebilir.
Bu durumda yalnızca lif, probiyotik veya laksatif eklemek asıl problemi çözmeyebilir.
Gerekli hastalarda anorektal fonksiyonların değerlendirilmesi ve pelvik taban biofeedback tedavisi gibi yaklaşımlar gündeme gelebilir.
Kabızlık için hangi testler yapılır?
Herkese uygulanacak standart bir “kabızlık paneli” yoktur.
Öncelikle iyi bir öykü ve fizik muayene önemlidir.
Kişinin durumuna göre bazı kan tetkikleri, özellikle tiroid veya metabolik nedenlere yönelik değerlendirmeler düşünülebilir.
Bazı hastalarda kolonoskopi gerekebilir; ancak kronik kabızlığı olan herkese otomatik olarak kolonoskopi yapılması gerekmez.
Dirençli veya dışkılama bozukluğu düşündüren durumlarda ise bağırsak geçiş süresini veya anorektal fonksiyonları değerlendiren daha ileri incelemeler gerekebilir.
Yani tetkiki de şikâyetin özelliklerine göre seçmek gerekir.
Kabızlık ne zaman önemsenmeli?
Özellikle yeni başlayan veya giderek kötüleşen kabızlığa;
dışkıda kan, açıklanamayan kilo kaybı, demir eksikliği/anemi, belirgin ve sürekli karın ağrısı, kusma veya bağırsak alışkanlığında belirgin yeni bir değişiklik
eşlik ediyorsa tıbbi değerlendirme gerekir.
Yaş, aile öyküsü ve kişinin kolorektal kanser tarama durumu da değerlendirmede dikkate alınmalıdır.
Ben kabızlığa nasıl yaklaşıyorum?
Benim için “Kabızım.” diyen bir hastada çözüm doğrudan:
“Daha fazla lif ye, bol su iç ve probiyotik kullan.”
değil.
Bunların hepsi bazı kişilerde faydalı olabilir.
Ama önce neden kabız olduğunu anlamaya çalışırım.
Ne sıklıkta dışkılıyor?
Dışkının kıvamı nasıl?
Çok ıkınıyor mu?
Tam boşalamadığını düşünüyor mu?
Şişkinlik veya karın ağrısı eşlik ediyor mu?
Beslenmesinde yeterli lif var mı?
Günlük hareketi nasıl?
Kullandığı ilaçlar ve takviyeler neler?
Tiroid veya başka metabolik bir problem olabilir mi?
IBS-C düşündüren bir tablo var mı?
Yoksa sorun bağırsakların yavaş çalışmasından çok dışkılama mekanizmasıyla mı ilgili?
Gerekli gördüğüm tetkikleri bu değerlendirmeye göre planlarım.
Sonrasında kişiye göre beslenme ve yaşam tarzı düzenlemelerinden, uygun lif desteğinden, gerekli medikal tedavilerden ve uygun gördüğüm kişilerde magnezyum, probiyotik, prebiyotik veya diğer desteklerden yararlanabilirim.
Ancak benim için fonksiyonel yaklaşımın anlamı hastaya mümkün olduğunca çok takviye vermek değildir.
Doğru problemi belirleyip doğru aracı kullanmak.
Çünkü bir kişinin çözümü beslenmesindeki lif miktarını düzenlemek olabilir.
Bir başkasının tiroid hastalığının tedavi edilmesi gerekebilir.
Başka bir hastada IBS-C ön planda olabilir.
Bir diğerinde ise yıllardır kullanılan takviyeler ve laksatifler değil, pelvik tabanın doğru değerlendirilmesi çözümün anahtarı olabilir.
Bu yüzden kabızlığı yalnızca:
“Bağırsaklarım tembel.”
diye açıklamak yerine, bağırsakların neden düzgün çalışmadığını anlamaya çalışmayı tercih ediyorum.
Aynı şikâyet, herkeste aynı tedaviyi gerektirmez.







Yorumlar